E-Ticaret
E-Ticaret Sitesi Kurulumu: Hangi Sistemi Seçmeli?
E-ticarete başlarken verilen ilk karar, sonraki yılların maliyetini belirliyor. Bu rehberde pazaryeri ile kendi siteniz arasındaki farkı, sistem seçeneklerini ve çoğu kişinin sonradan fark ettiği kalemleri anlatıyoruz.
· 860 kelime · SLN Web Tasarım
Önce şu karar: pazaryeri mi, kendi siteniz mi?
Pazaryerleri hazır trafik sunuyor. Ürününüzü listeliyorsunuz ve milyonlarca kullanıcının önüne çıkıyorsunuz. Buna karşılık her satıştan komisyon alıyorlar, fiyat rekabetini sertleştiriyorlar ve en önemlisi müşteri onların müşterisi oluyor — kim aldı, tekrar nasıl ulaşırsınız, bilemiyorsunuz.
Kendi siteniz tam tersi: komisyon yok, marj yüksek, müşteri verisi sizde, markanızı istediğiniz gibi anlatıyorsunuz. Ama trafiği kendiniz getirmek zorundasınız ve bu zaman ya da reklam bütçesi demek.
Pratikte çoğu işletme için doğru cevap ikisi birden. Pazaryeri hacim ve nakit akışı sağlar, kendi siteniz marj ve marka değeri üretir. Başlangıçta pazaryerinde satıp aynı zamanda kendi sitenizi kurmak ve zamanla ağırlığı siteye kaydırmak en sağlıklı yol.
Sistem seçenekleri ve gerçek maliyetleri
E-ticaret sitesi kurmanın üç ana yolu var ve doğru seçim büyük ölçüde ürün sayınıza, teknik ilginize ve büyüme planınıza bağlı.
Ürün sayınız sistemi belirler
Yaygın bir yanılgı, e-ticaret sitesinin her zaman büyük ve karmaşık bir yapı olması gerektiği. Oysa 20 ürünlü bir marka ile 5.000 ürünlü bir toptancının ihtiyacı tamamen farklı.
Ürün sayısı azsa hafif bir yapı çok daha iyi çalışıyor: hızlı açılıyor, yönetimi kolay oluyor ve maliyeti düşük kalıyor. Hatta bazı durumlarda sepet ve ödeme sistemi bile gerekmiyor — ürün vitrini kurup siparişi WhatsApp'a yönlendirmek, az ürünlü markalarda şaşırtıcı biçimde iyi dönüşüyor.
Ürün sayısı yüksekse asıl mesele arama ve filtreleme oluyor. Müşteri aradığını 3 tıkta bulamazsa çıkıyor. Bu durumda kategori ağacının doğru kurulması ve filtrelerin işe yarar olması, tasarımdan daha belirleyici.
Ödeme ve kargo entegrasyonu
Türkiye'de e-ticaret için sanal POS gerekiyor. Bunu ya bankanızdan ya da ödeme kuruluşlarından alıyorsunuz. Bankalar genellikle daha düşük komisyon veriyor ama ciro taahhüdü isteyebiliyor; ödeme kuruluşları daha kolay başlatıyor ama komisyon biraz yüksek oluyor. Yeni başlayanlar için ikincisi genellikle daha pratik.
Taksit desteği Türkiye'de dönüşümü ciddi biçimde etkiliyor, özellikle yüksek fiyatlı ürünlerde. Sanal POS anlaşmanızda taksit imkânının olup olmadığını baştan netleştirin.
Kargo tarafında entegrasyon, siparişin otomatik olarak kargo firmasına düşmesi ve takip numarasının müşteriye gitmesi demek. Günde birkaç sipariş alırken önemsiz görünüyor, sipariş sayısı arttığında ise bunu elle yapmak imkânsız hale geliyor. Baştan kurmak sonradan kurmaktan kolay.
Yasal zorunluluklar
E-ticaret Türkiye'de düzenlemeye tabi ve bu kısım sık atlanıyor. Sitenizde bulunması gerekenler: mesafeli satış sözleşmesi, ön bilgilendirme formu, iade ve cayma hakkı bilgisi, teslimat ve kargo koşulları, gizlilik politikası ve KVKK aydınlatma metni, ayrıca işletme bilgileriniz.
Cayma hakkı özellikle önemli: tüketicinin çoğu üründe 14 gün içinde koşulsuz iade hakkı var ve bunu sitede açıkça belirtmek zorundasınız. Belirtmemek hem ceza riski hem de müşteri şikâyeti üretiyor.
Bu metinleri kurulumda sitenize yerleştiriyoruz, ancak içeriğinin işinize uygunluğu için bir mali müşavir veya hukukçuyla kontrol ettirmenizi öneriyoruz. Her iş modelinin kendine özgü noktaları oluyor.
E-ticarette SEO neden farklı çalışır?
E-ticaret SEO'sunun kalbi ürün ve kategori sayfaları. Ana sayfanız ne kadar güzel olursa olsun, satış neredeyse hiç oradan gelmiyor; müşteri doğrudan aradığı ürünün sayfasına iniyor.
En sık yapılan hata, ürün açıklamalarını tedarikçiden geldiği gibi kopyalamak. Aynı metin yüzlerce sitede olunca Google hiçbirini öne çıkarmıyor. Ürün açıklamalarını kendi cümlelerinizle yazmak, e-ticarette yapabileceğiniz en yüksek getirili SEO işi.
İkinci kritik nokta kategori sayfaları. Bunlar genellikle boş bırakılıyor, sadece ürün listesi oluyor. Oysa kategori sayfasına 200-300 kelimelik açıklayıcı bir metin eklemek, o kategoriyle ilgili geniş aramalardan trafik getiriyor.
Üçüncüsü de ürün işaretlemesi: fiyat, stok durumu ve puan bilgisini Google'ın anlayacağı biçimde etiketlemek. Bu yapıldığında arama sonuçlarında fiyatınız ve yıldızlarınız görünüyor, tıklanma oranı belirgin biçimde artıyor.
Başlamadan önce hazırlamanız gerekenler
E-ticaret projelerinde teslim süresini uzatan şey genellikle geliştirme değil, içerik eksikliği. Başlamadan önce şunları hazırlamak süreci çok hızlandırıyor:
Sıkça Sorulan Sorular
E-ticaret sitesi kurulumu ne kadar sürer?
İçerikleriniz ve ürün listeniz hazırsa orta ölçekli bir e-ticaret sitesi genellikle 3-5 hafta içinde yayına alınıyor. Süreyi en çok uzatan kalem ürün görselleri ve açıklamalarının hazırlanması oluyor.
Kaç ürünle başlamalıyım?
Az ürünle başlamak sorun değil, hatta avantaj. 20-30 ürünle başlayıp neyin sattığını görerek genişletmek, 500 ürünü aynı anda yükleyip hiçbirini düzgün anlatamamaktan daha iyi sonuç veriyor.
Pazaryerinde satıyorum, ayrıca site açmalı mıyım?
Uzun vadede evet. Pazaryeri komisyonu marjınızı yiyor ve müşteri verisi sizde olmuyor. Kendi siteniz düşük maliyetle paralel yürütülebilir; zamanla ağırlığı oraya kaydırmak marjınızı ciddi biçimde artırıyor.
Mevcut e-ticaret sitemi taşıyabilir misiniz?
Evet. Ürünler, kategoriler ve müşteri verileri aktarılabiliyor. Taşımada en kritik iş eski ürün adreslerinin yenilerine 301 yönlendirmeyle bağlanması; atlanırsa mevcut Google sıralamanız kaybediliyor.